Çocuklarda Ağlama ve Öfke Problemi


Çocuklarda  Ağlama ve Öfke Problemi

Anne ve babaların çocuk yetiştirirken en çaresiz kaldıkları dönemlerden birisi de çocuklarının öfkeleri ile başa çıkamadıkları zamanlardır. İstediği yerine getirilmeyen bütün çocuklar, bağırma, ısırma,ağlama, vurma ve kendini yere atma tekniklerini kullanırlar. Çünkü çocuklar “hayır” cevabından  hoşlanmazlar.Ve de bu hayır cevabı onların öfkesini arttırır.

Ve bazı anne ve babalar, “çivi çiviyi söker” deyimini uygulayıp aynı ölçüde tepki verirler ve buda yapılan en büyük yanlıştır.Yapılması gereken çocuğun bu yollara neden baş vurduğunu tespit edip duruma göre hareket etmektir.

Dikkati çekmek için öfkesini kullanırlar
Üzüntü, korku, şaşırma, sevinme gibi temel bir duygunun sonucu olan öfke, spontan ve yüzde kızarma, kalbin çarpması ve küçük çocuklarda ağlama krizlerine varan tepkiler olarak kendini gösterir.
Bebek, doğumundan sonraki yaşamında, ihtiyaçlarının ağlama sonucunda giderildiğini ve çevresindekileri harekete geçirebildiğini yavaş yavaş öğrenir. İhtiyaçları giderilmediğinde yapması gerekenin ağlamak olduğunu anlayacaktır.

Çocuklar bir yaşından itibaren büyüdükçe öfkelenme ve bunu gösterme davranışına baş vurmaya başlarlar. Öfkeli davranışlar genel de yapmak istediğinin olmaması, istemediği bir şeyi yapma, çok yorulma, acıkma, kendini ifade edememe ve anne veya babalarının dikkatini çekmek amacıyla kullanılan bir yoldur.

Krizin başladığı nokta
Çocuklarda ki davranışlar bu dönemde dürtüsel ve ben merkezli olmaktadır. Çocuklar davranışlarını değiştirmek istemezler ve bunu değiştirmek isteyen yetişkinler ile de zıtlaşmaktadırlar. Tam da bu noktada kriz başlar. Bu durumda çocuk bağırabilir, ısırabilir, vurabilir ve kendini yere atabilir.

2 yaş en kritik dönem
İki yaşında ki çocukluk dönemi çoğunlukla “korkunç iki yaş (terrible two)” olarak adlandırılır. Çocuk bu yaşta yürümeye ve konuşmaya başlar, çevre üzerinde ki hâkimiyetini arttırır. Kendini dünyanın hakimiymiş gibi hisseder ve yapmak istediğinin engellenmesinden nefret eder ve ‘hayır’lar başlar. Karşılıklı gerginlik, zıtlaşma arttıkça çocukta tutturmalar, negatif tavırlar öfke krizleri artabilir.

Öfkeye öfkeyle tepki vermeyin
Çocuğun öfkeli tutumlarına öfkeyle tepki vermek onun gerginliğini daha çok artırmaktadır. Sakin kalmalı ve çocuğun kriz anı geçtiğinde, çocukla konuşarak durumu anlatarak duyguların dışa aktarılmasını sağlamak her iki tarafı da rahatlatacaktır. Herhangi bir vurma davranışında çocuğu sadece tutmak ve onunla göz teması kurarak bunu bir daha yapmamasını söylemek doğru olacaktır.

Çocuğunuza vurmak yerine göz kontağı kurmayı deneyin
Çocuğa vurmak bir sınırsızlık göstergesidir. Çocuğa vurarak veya odaya kapatarak cezalandırmak gibi öfkeyi artırıcı ve anlamsız davranışlardan kaçınmak gerekir. Çünkü çocuğa öfkeli şekilde davranmak, onun da aynı şekilde davranmasına model oluşturmuş oluruz.

Krizi önlemek için doğru cümleler seçin
İstediğini yaptırmak için öfkelenen, ağlayan çocuğun bu davranışını sona erdirmek isteyen ebeveynler çocukların isteğini anında yerine getirme yolunu seçebiliyorlar. Hızlı bir çözüm yolu gibi görünse de, bu durum çocuğun öfkelenmek ve istediğinin olması arasında bağlantı kurmasını ve bu davranışını tekrarlamasını sağlayacaktır.
Yapılması gereken net olmaktır. Örneğin ‘Yatağa gitmek ister misin?’ yinede sen bilirsin gibi, bir soru yerine “Yatağa gitme saati’ demek ve olabilecek huysuzlukları önlemekte daha faydalı olacaktır.

Oyun terapisi  öfkesine çözüm olabilir
Bu tür sorunlar çözülmez ise ileriki yaşlarda dikkat eksikliği, hiperaktivite, kaygı, depresyon gibi psikiyatrik durumların gerektiği öfke kontrol sorunları yaşanabilir. Bu gibi durumlarda ailelerin danışmanlık hizmeti alması yararlı olacaktır. Oyun terapisi teknikleri ile uygulanan psikoterapi süreci bu konuda faydalı yöntemler arasındadır.

Çocuklarda Ağlama ve Öfke Problemi ile Benzer Yazılar:

19 Şubat 2014 Saat : 12:08

Çocuklarda Ağlama ve Öfke Problemi Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

topuk kaşıntısı Son Yazılar FriendFeed