Hatay ve Gezilecek Yerleri


Hatay ve Gezilecek Yerleri

Önemli bir inanç turizmi merkezi olan Hatay’da, dünyanın ilk Katolik Kilisesi olan Saint Pierre Kilisesi bulunmaktadır. Hıristiyanlık  dini tarihinde önemli bir yere sahip olan Hatay,  dört büyük patriklik merkezinden biridir.

St. Simon Stylite Manastırı , Yayladağı Barleam Manastırı ve Keldağı Barleam Manastırı önemli manastırlardan biridir.
Habib Neccar Cami, Şeyh Ahmet Kuseyri Cami ve Türbesi, Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, Payas Sokullu Külliyesi ve Ulu Cami görülmeye değer eserler arasında Hatay ilin de bulunmaktadır.

Antik Kentler
Harbiye (Defne):

Antakya il merkezine 7 km. uzaklıkta  her tarafı yeşillik olan güzel bir piknik yeridir. Antik çağın ünlü Daphne kentidir. Efsaneye göre Zeus’un oğlu ışık tanrısı Apollon, ırmak kenarında gördüğü güzel bir kız olan Daphne’ye aşık olur ve onunla konuşmak ister. Daphne’yi kovalar ve Daphne kurtulamayacağını anlar. “Ey toprak ana beni ört, beni sakla, beni koru” diye yalvarır. Sonun da Daphne ağaca dönüşür. Apollon şaşırır. Bu olay sonrasın da şiir ve silah zaferi defne ağacının dalıyla mükafatlandırılır ve Defne’nin gözyaşlarının, Harbiye’deki şelaleleri meydana getirdiğine inanılır. Seleukos Döneminde çağlayanlarıyla tanınan ve dünyaca ünlü bir sayfiye yeri olan Defne, çok sayıda köşkler, tapınaklar, eğlence yerleri ile ünlenmişti. Stadyumda düzenlenen olimpiyatların ihtişamı dillere destandı. Ancak yaşanan şiddetli depremler bu şehri yerle bir etmiş, günümüze herhangi bir eser kalmamıştır.

Harbiye,  çok ilgi gören yayla mesire yeri, heykeller ve turistik eşyalar yönünden önemli bir beldedir. Yörede, tezgahlarda dokunan doğal ipekler  yurt içi ve  yurt dışında  aranan kumaşlardandır.

Titus Kaya Tüneli ( Çevlik ) :

Samandağ ın 5 Km. kuzeyinde denize hakim yamaçlarda M.Ö. 300 yıllarında Seleuykos Nikator tarafından kurulan ve adı ile anılan antik kenttir. Kentin, dağın hemen bitiminde, dağdan gelen derelerin ağzında bir iç limanı vardı. Sellerin bu limanı doldurması tehlikesi ortaya çıkınca imparator Vespasianus zamanında dağ delinerek bir tünel açılması kararlaştırıldı. Tünel Titus zamanında tamamlandı ve derenin önü bir duvarla kapatılarak sel suları , yüksekliği 7 mt. genişliği 6 mt olan bu tünel vasıtası ile uzaklara akıtıldı , böylece limanın dolması engellendi. 130 mt si tünel , kalanı açık kanal halinde olan tünelin uzunluğu girişten Çevliğe kadar 1380 mt. dir

Tünelin deniz tarafı girişine göre sağ tarafta , 100 Mt. kadar uzaklıkta kaya mezarları vardır burada kayalara oyulmuş mağaraların içinde bulunan çok sayıda mezarın en çok ilgi çekeni , çukurun tabanında bulunan geniş mağaradır. İçinde çok sayıda mezar bulunan bu mağara diğerlerinden farklı yapılmış yüksek ve gösterişli olan bu mezar halk arasından ”Beşikli Mağara” olarak anılmaktadır.

Tel Aççana:

Antakya Reyhanlı karayolu üzerinde  M.Ö. 5. yy.a ait iki saray kalıntısı bulunmaktadır. 17 yerleşim tabakası teşekkül etmiştir. Burada bulunan eserlerin çoğu Hatay Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kinet Höyük:

Dörtyol ilçesi civarındadır. Bu höyükte demir çağlarına ait eserler bulunmuştur.

Nekropoller:

Kuzuculu’da M.S. 2.-3. yüzyıla, Karakese de M.S. 4.-5. yüzyıla ait kaya ve toprak mezarlar , kazılarda lahit, cam şişe ve kaplar, pişmiş toprak kaplar, kandil ve mühürler bulunmuştur.

Ceylanlı:

Bizans ve Gündüzoğulları döneminde büyük yerleşim yeri olduğu kalıntılardan anlaşılan köyün yakınında, kayalıklarda üzerinde yazıtlı kaya mezarları bulunmaktadır.

İmma:

Antakya-Cilvegözü yolu üzerinde Reyhanlı yakınında şimdilerde piknik yeri olarak kullanılan antik dönem yerleşim yeridir.

Tainat :

Yapılan kazılarda bir Hitit sarayı ile tapınağın ortaya çıkarıldığı Tainat’ta bulunan eserler Hatay Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Dor Mabedi Kapısuyu yöresinde, Çevlik bölgesine hakim bir tepede, sütun kalıntıları görülebilir.

Su Kanalları:

Seleukos Döneminde, Harbiye (Defne) çağlayanlarından Antakya’nın su ihtiyacını gidermek  için yapılan 10 km uzunluğundaki kanalların ve köprülerin kalıntıları günümüzde  görmek mümkündür. Antakya içinde kalan bölümü Memekli Köprü olarak anılmaktadır.

Surlar:
Antakya’nın etrafı Seleukus döneminde yüksek surlarla çevriliydi. Surlar üzerinde 360 nöbetçi kulesi ve Habib Neccar Dağı’nın en yüksek ve sarp tepesinde de halen kalıntıları olan bir iç kale bulunmaktaymış.

Demirkapı:

Hacıkürüş deresinden gelen  selleri kontrol edebilmek için Habib Neccar Dağı ile Haçdağı’nı birbirinden ayıran derin ve dar vadi üzerine surların devamı niteliğinde yüksek ve sağlam bir duvar olarak yapılmıştır. Şehrin giriş kapılarından biri olarak kullanılan bu duvar günümüzde hala ayaktadır.

Köprüler
Demirköprü :

Antakya Reyhanlı arasında, Asi Nehri üzerindedir. Ortaçağ’da bölgenin en önemli geçitlerinden ve Antakya savunmasında büyük  bir role sahip olan bir köprüdür. Taştan yapılı ve iki ucunda kuleleri ile kapıları olan köprünün kuleleri yıkılmıştır, ancak köprü halen ayakta ve kullanılmaktadır.

Dana Ahmetli Köprüsü:

Kırıkhan Ovası’nda, Karasu Nehri üzerindedir. 6 gözlü  taş köprüdür. 16. Yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir.

Kaleler
Koz Kalesi (Kürşat Kalesi):

Antakya Prensliği zamanında yapıldığı sanılan kalenin, büyük blok taşlarla yapılmış iki burcu, halen ayaktadır.

Bakras Kalesi :

Antakya – İskenderun yolu 27. km. sinde, yoldan 4 km. kadar içeride sarp bir tepe üzerine çok katlı olarak kurulmuş olan kalenin  birçok mekanı halen sağlam durumdadır.

Payas Kalesi:

1567 de hendeği ile birlikte restore edilen bir Osmanlı kalesidir. Son yüzyılda hapishane olarak kullanılmıştır.

Mancınık Kalesi:

Payas – Dörtyol arasında sarp bir tepe üzerinde 1290 yılında yapılmıştır. Çok az kalıntısı kalmıştır.

Cin Kulesi:

Kale ile liman arasında, liman korumak amacıyla 1577 yılında yapılmış bir karakol kulesidir.

Darbısak Kalesi:

Kırıkhan ile Hassa arasında, Kırıkhan’a 4 km. uzaklıkta bulunan bir tepe üzerindedir. Beyazid Bestami Makamı Darbı-Sak Kalesi üzerindedir. 19. yüzyıl sonlarında burada bir cami ve türbe yaptırılmıştır. Burayı her yıl binlerce kişi ziyaret eder.

Hanlar – Hamamlar
Antakya içerisinde hemen hepsi geçmiş yüzyıllarda vakıflar tarafından yaptırılmış  bir çok han ve hamam bulunmaktadır. Halen faal olarak çalışan han ve hamamlar geçmişin kültürel özelliklerini, mimari yapısını günümüze kadar getirmişlerdir. Cindi Hamamı, Saka Hamamı, Meydan Hamamı, Yeni Hamam, Kurşunlu Han, Sokullu Hanı halen kullanılır olanlardır.

Korunan Alanlar
Habibi Neccar Dağı Tabiat KorumaAlanı
Tekkoz Kengerlidüz Tabiat Koruma Alanı

Kaplıcalar
Reyhanlı Hamamat Kaplıcaları :Reyhanlı-Antakya karayolu üzerinde Kumlu İlçesi’nde bulunmaktadır. Yörenin en büyük kaplıcası olup birçok hastalığa iyi geldiği söylenmektedir.

Erzin Başlamış Kaplıcaları ve Şifalı Suları :Kaplıca ve şifalı maden suyunun çeşitli hastalıklara iyi geldiği söylenmekte. Erzin İlçesi’ne bağlı olan, Başlamış Köyü’ndeki kayaların çeşitli yerlerinden çıkmaktadır. Erzin içmelerinin suyu hafif tuzlu ve acımsı, bikarbonatlı, toprak kalevili, karbondioksitlidir. Ayrıca bromür de vardır.

Reyhanlı Hamamı: Reyhanlı İlçesi’ne 20 km. uzaklıktadır. Türkiye-Suriye sınır kapısına yakın bulunan kaplıcada yaklaşık 5 kaynakta su çıkmaktadır. İçme olarak da kullanılabilen kaplıca suyu çeşitli romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir.

Kisecik Köyü Şifalı Suyu : Merkez İlçeye bağlı Kisecik Köyü’ndedir. İçildiği zaman mide mitolitesini arttırır, boşalmasını kolaylaştırır. Çok içildiği zaman idrarı arttırarak idrar yollarının ince kumlarının atılmasına ve iltihapların temizlenmesini kolaylaştırmaktadır.  Hararet derecesi sıcak sular grubuna girecek derecede olup, nevrit, nevralji, kronik romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir.

Hatay ve Gezilecek Yerleri ile Benzer Yazılar:

9 Mayıs 2013 Saat : 4:50

Hatay ve Gezilecek Yerleri Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

topuk kaşıntısı Son Yazılar FriendFeed